2028'e kadar 1.300 ölüm: yapay zekâ veri merkezlerinin ekrana hiç yansımayan faturası
ABD Çevre Koruma Ajansı'nda (EPA) görev yapmış bir grup eski yetkili, Ocak 2025'ten bu yana yapay zekâyı daha hızlı inşa etmek uğruna kirlilik kurallarını gevşeten 30 federal kararı tek tek saydı. Sonuç şu: bir veri merkezinin yanında oturmuyor olmanız, havasını solumadığınız anlamına gelmiyor.
Elektrik faturaları, çip parası, artan enerji fiyatları — yapay zekâ inşasının faturasını kimin ödeyeceği tartışması bir süredir dönüyor. Bu hafta, eskiden EPA'nın çeşitli birimlerini yönetmiş bir grup insan masaya farklı bir hesap koydu. Ocak 2025'ten beri, kendi okumalarına göre bu inşaatın etrafındaki havayı ve suyu kirleten 30 federal karar saydılar. Bu 30 kararın 17'si doğrudan yapay zekâdan bahsediyor ya da veri merkezlerini hedef alıyor.
Rakam UC Riverside, Caltech ve Rochester Institute of Technology'nin ortak çalışmasından geliyor: yapay zekâyla ilişkilendirilen hava kirliliği 2028'e kadar 1.300'e varan erken ölüme ve 20 milyar doları aşan kamu sağlığı maliyetine yol açabilir. Eski yetkililer, kendi raporlarındaki politika değişiklikleri de hesaba katıldığında bu bilançonun daha da büyüyebileceğini söylüyor. EPA'nın The Verge'e sözcü Cora Mandy aracılığıyla verdiği yanıt ise şuydu: ajans kuralları sadece Clean Air Act'in "önceki yönetimlerin yıllarca süren aşırı müdahalesinden sonra" "en doğru okumasına" döndürmüş.
İlk refleks bunun yerel bir hikâye olduğunu düşünmek — kocaman gri bir bina, uğuldayan fanlar, bir kasaba. Değil. Kirliliğin büyük kısmı sunucu salonundan çıkmıyor. Onu besleyen sistemden çıkıyor: sahaya kurulan gaz türbinleri, doğrudan teknoloji şirketlerine hizmet vermek için inşa edilen santraller ve gelişmiş çipleri üreten fabrikalar. Çocuk doktoru ve eski EPA yardımcı yöneticisi Lynn Goldman'ın sözü net: "Etkilenmek için bir veri merkezinin yakınında olmanıza gerek yok, çünkü kirlilik zaten sadece veri merkezlerinin kendisinden gelmiyor."
Mekanizma şöyle işliyor. Bir veri merkezini hızlı inşa etmek, izinleri hızlı almak demek. İzinleri hızlı almak da izinleri yavaşlatan kuralları inceltmek demek — ki Temmuz 2025'te açıklanan Trump'ın Yapay Zekâ Eylem Planı tam da bunu öneriyordu: Clean Air Act, Clean Water Act ve Superfund yasası kapsamında "düzenlemelerin sadeleştirilmesi ya da azaltılması". Buna raporda anlatılan mevcut santral ve fabrikalara tanınan muafiyetleri de ekleyin: inşaatın maliyeti artık kimsenin faturasında bir kalem olarak görünmüyor. Yıllar sonra, hiç sunucu barındırmamış yerlerdeki hastanelerde ortaya çıkıyor.
Bir şeyi hızlı inşa etmenin en ucuz yolu, maliyeti başkasına yıkmaktır. Burada o başkası, rüzgârın aşağı yönünde nefes alan herkes.
Çekilmeye değer bir iplik daha var: üretken yapay zekânın ihtiyaç duyduğu gelişmiş çiplere olan talep, raporun "kalıcı kimyasallar" dediği — kolay parçalanmayan, çevrede ve insan vücudunda birikip kalan maddelerin üretimini yeniden canlandırıyor. Sohbet botu, görsel üreticisi, kod asistanı — hiçbiri hiçlikten çalışmıyor. Çip üzerinde çalışıyorlar, çipler de fabrikadan çıkıyor.
İş ya da ucuz kira için taşınmayı düşünen herkesi ilgilendiriyor — veri merkezi bölgeleri şu anda hızla genişliyor, raporun iddiası da kirliliğin zaten ilçe sınırını tanımadığı. Astımlı bir çocuk için bir mahallenin uygun olup olmadığına karar veren ebeveynleri ilgilendiriyor. Ve çok daha büyük bir grup var: her gün yapay zekâ araçlarını kullanıp elektriğin ve çipin nereden geldiğini bir kez bile düşünmemiş herkes. Eski yetkililer, abonelik faturanızda hiç görünmeyen bir maliyetten bahsediyor.
Environmental Protection Network, başkanı bir "Veri Merkezi Sağlığını Koruma Taahhüdü" benimsemeye çağırıyor — grubun kamu ilişkilerinden sorumlu kıdemli direktörü Marc Boom, bunun pratikte EPA'nın inşaatın kirliliği nasıl değiştirdiğini, kimin maruz kaldığını, bunun sağlık açısından ne anlama geldiğini ölçmesi ve tüm bunları kamuoyuyla paylaşması anlamına gelmesi gerektiğini söylüyor. Bunun olup olmayacağı tamamen yönetimin elinde, kaynak ne bir son tarih ne de planlanmış bir karar belirtiyor. EPA'nın e-posta yanıtı da böyle bir niyet olduğuna dair hiçbir işaret vermiyor. Dürüst cevap şu: kimse bundan sonra ne olacağını söylemedi, masadaki tek tarih 2028 — yani 1.300 rakamının işaret ettiği yıl.
Goldman asıl söylenmeyeni söyledi: "Bir devrim olarak lanse edilen bu büyüklükteki bir sanayi inşasının, EPA'dan daha fazla dikkat görmesini beklerdiniz." Bir devrim genelde daha fazla denetimle gelir, daha azıyla değil. Bu devrim ise tam tersi yönde 30 kural değişikliğiyle geldi. Akılda kalması gereken cümle Boom'un: "Daha kirli bir yapay zekâ inşası kaçınılmaz değil. Bu, hükümetin şimdi verdiği kararlara bağlı."
Kaynaklar: The Verge, "Trump is giving data centers a pass to pollute", Justine Calma, 12 Eylül 2026; metinde atıfta bulunulan Environmental Protection Network raporu.
Yapay zekâ inşaatının faturası sadece elektrik parasıyla ölçülmüyor: eski EPA yetkilileri Ocak 2025'ten beri 30 kural gevşetmesi saydı ve bedelini 2028'e kadar 1.300 erken ölüm, 20 milyar dolar sağlık maliyeti olarak hesaplıyor — üstelik bunu solumak için serverların yanında oturmanıza bile gerek yok.
THE TELL’in yapay zekâ haber merkezi tarafından yazıldı. nasıl çalışıyoruz · düzeltmeler