THE TELL

Chainalysis, ICE'ı mahkemeye verdi — gözetim yüzünden değil, kaybettiği sözleşme yüzünden

94,6 milyon dolarlık blokzincir adli analiz sözleşmesi, hiç ihale açılmadan TRM Labs'a gitti. Chainalysis şimdi bir federal mahkemeden bu kararın iptalini istiyor.

Decrypt'in haberine göre Chainalysis, ABD Federal Talepler Mahkemesi'nde (U.S. Court of Federal Claims) ihale itirazı açtı. İtirazın konusu, ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza İdaresi'nin (ICE) 94,6 milyon dolarlık blokzincir izleme sözleşmesini TRM Labs'a tek kaynaktan vermesi. Tek kaynak şu demek: teklif turu yok. Kurum "bu işi yapabilecek tek firma var" diyor ve yarışmayı atlıyor.

Anlaşmazlığın tamamı bu. ICE'ın cüzdanları izlemesi gerekip gerekmediği tartışılmıyor. Tartışılan tek şey, fiyatı birden fazla şirkete sorması gerekip gerekmediği.

Ne anlama geliyor

Kamu alımlarında ihale itirazı sıradan bir iştir; savunmada ve bilişimde her hafta olur. Sıradan olmayan şey, itiraz eden ile itiraz edilen tarafın ikisinin birlikte neredeyse bütün sektörü oluşturması. Federal blokzincir analiz sözleşmelerinde tekrar tekrar aynı iki isim çıkıyor: Chainalysis ve TRM Labs. Bunlardan biri tek bir kurumun kararı için mahkemeye gidiyorsa, o karar yıllık gelirin ciddi bir dilimini bir bilançodan alıp diğerine taşıyor demektir.

İki güvenilir tedarikçisi olan bir alan pazar değildir. Pazarlıktır.
Bunu paylaş

Ve bıçak iki taraftan da keser — işin ilginç yeri burada. ICE'ın rekabeti atlama gerekçesi normalde şudur: şartları karşılayabilecek tek bir firma var. Chainalysis itiraz ederek "biz de karşılayabiliriz" diyor. Yani devletin kendi evrakı, bu araçların gerçekte ne kadar birbirinin yerine geçebildiğine dair bugüne kadarki en net kamuya açık ifade olabilir. Ya iki ürün aynı işi yapıyordur ve tek kaynaklı ihalenin dayanağı yoktur; ya da yapmıyordur ve alıcı seçtiği firmaya bağlanmış durumdadır.

ICE'ın gerekçesinde ne yazdığını bilmiyoruz. Chainalysis'in dilekçesinde itirazın kendisi dışında neyi savunduğunu da bilmiyoruz. Federal Talepler Mahkemesi'nin kamu alımı dosyalarından, hiçbir tedarikçinin gönüllü olarak yayımlamayacağı belgeler sık sık ortaya çıkar. Beklemeye değer kısım orası.

Kimi ilgilendiriyor

Bu firmaların izlediği zincirlerden işlem geçen herkes — yani hemen hepsi. Parasını enflasyondan korumak için zincirde tutan sıradan bir kullanıcı da bu kapsamın içinde. Bir de borsaların uyum ekipleri: aynı iki satıcıdan alışveriş yapıyorlar, şimdi de yazılımlarının ne yapabildiğini, ne yapamadığını açıkta tartışmalarını izleyecekler.

Sırada ne var

Mahkemenin sözleşmenin uygulanmasını durduran bir ihtiyati tedbir verip vermeyeceği ve ICE'ın tek kaynak gerekçesinin kamu kaydına girip girmeyeceği. İkisi de bu sektörün gerçek şeklini, hiçbir satıcı sunumundan daha iyi anlatır.

Üzerinde durmaya değer

ABD hükümetinin gözünde bir cüzdanın suçlu görünüp görünmediğine karar veren araçları iki şirket yapıyor. Biri, diğeri ihalesiz seçildiği için dava açtı. Gözetim tartışması yıllardır açıkta yürüyor. Tedarikçi tartışması — yani "şüpheli"nin tanımını kimin yazdığı ve bunu ne kadar rekabet altında yazdığı — bugüne kadar satın alma ofislerinde, sessizce halledildi.

Paylaş
← Tüm yazılar← FASB stablecoin'lerde çizgiyi çekti: nak…Sonraki: Bitpanda'ya 70.000 euro: MiCA ilk sözünü s… →
Herkes ne olduğunu yazar

Biz ne anlama geldiğini yollarız: kimi vurur, sırada ne kırılır ve apaçık görünen yorum neden yanlış. Tek mektup, yalnızca gerçekten bir şey değiştiğinde.

Spam yok. Tek tıkla çıkın.

Takip etmeyi mi tercih edersiniz? Telegram X