FASB stablecoin'lerde çizgiyi çekti: nakit sayılmanın şartı, ihraççının geri almak zorunda olması
ABD'nin muhasebe kurallarını yazan kurul, bir stablecoin'in bilançonun nakit satırında durabilmesi için bir test önerdi. Kolay satılabiliyor olmak bu testi geçmiyor.
Financial Accounting Standards Board — yani US GAAP'i, denetimden geçen her Amerikan şirketinin raporlarını hazırladığı kural kitabını yazan kurul — stablecoin'lerin nakit benzeri olarak sınıflandırılması için koşullar önerdi. İkisi diğerlerinden önemli: elinde tutan tarafın doğrudan ihraççıya gidip itfa etme hakkı olacak, ve token'ın arkasındaki rezervler likit olacak, birebir tutulacak.
Bir şey ise açıkça sayılmıyor: ikincil piyasadaki derin likidite, tek başına yetmez. Bir token günün yirmi dört saati, on ayrı borsada, pariteden bir kuruş sapmayla işlem görebilir — ve testi yine geçemez.
Nakit benzeri, bilançoda ayrıcalıklı bir kategoridir. Banka mevduatının ve hazine bonosunun yanında oturur, işletme sermayesine ve cari orana girer; bir hazine müdürü onu denetim komitesiyle uzun uzun konuşmadan taşıyabilir. Bugün şirketlerdeki stablecoin bakiyeleri çoğunlukla dijital varlık olarak taşınıyor — yönetim kurullarının para değil, risk pozisyonu olarak okuduğu bir satır. Sınıflandırma değişirse o konuşmanın tamamı değişir.
Test, satabiliyor musun değil. Testin sorusu şu: birisi onu geri almak zorunda mı?
Bu ayrım piyasayı ortadan böler. Büyük ihraççıların birkaçında itfa, doğrulanmış hesaplar üzerinden yürüyor; genelde kurumsal, bazen alt limitli — bu, her token sahibinin kullanabileceği bir haktan çok farklı bir şey. "Doğrudan" ifadesi gerçekten token'ı elinde tutan şirketin kendisi anlamına gelecekse, kurumsal cüzdanlarda duran paranın hatırı sayılır bir kısmı barajı geçemez. Denetçilerin bu kelimeyi ne kadar dar okuyacağını henüz bilmiyoruz; ayrıca öneri henüz öneri: kural olmadan önce görüşe açılıyor.
Bir de daha sessiz bir etkisi var. FASB tanımı piyasanın davranışına değil ihraççının yükümlülüğüne bağlayarak, bir stablecoin'i para yapan şeyin merkezine itfa masasını koyuyor. Attestasyon sayfaları ve rezerv raporları pazarlama malzemesi olmaktan çıkıp denetim kanıtı olmaya başlıyor.
Stablecoin'i banka mevduatı ve para piyasası fonlarıyla karşılaştıran finans direktörleri ve hazine müdürleri. İtfa haklarını sözleşme sözleşme test etmek zorunda kalacak bağımsız denetçiler. İtfa koşullarını her token sahibi için değil, bir avuç kurumsal ortak için yazmış olan ihraççılar. Ve işletme bakiyesini token olarak tutup US GAAP'e göre raporlayan ödeme şirketleri.
Görüş yazılarını izleyin — ihraççılarla büyük denetim firmaları "doğrudan itfa"nın pratikte ne anlama geleceği üzerinde tartışacak. Sonra herhangi bir ihraççının kullanım koşullarını değiştirip itfa erişimini genişletip genişletmediğine bakın. Asıl işaret o olacak. Hat: Kurumsal bilançolarda stablecoin · adım 1.
Sektör on yıl boyunca likiditenin kalitenin kanıtı olduğunu savundu: piyasa token'ını her zaman bir dolardan alıyorsa, dolar gerçektir. Bu öneri o savı kabul etmiyor. Daha sıkıcı bir soru soruyor — hukuken kim sorumlu — ve bu sorunun cevabını kontrol etmek kolay, taklit etmek zor. İtfa koşullarını yeniden yazmak lobi yapmaktan ucuz. Bunu birisi ilk fark edecek.
Kaynaklar: Cointelegraph, Financial Accounting Standards Board'un stablecoin'lerin US GAAP kapsamında nakit benzeri sayılması için önerdiği koşullar üzerine.