Flock'un kameraları sizi takip etmek için artık plakanıza ihtiyaç duymuyor
Adını plaka okuyarak duyuran polis kamera ağı, şimdi bir insanı yürüyüşünden, kıyafetinden ve hareket biçiminden seçebildiğini söylüyor. Arkasındaki yazılımın içinden 69 hazır yapay zekâ komutu çıktı.
Flock Safety'nin yıllardır anlattığı hikâye basitti ve dardı: direklere takılan kameralar plaka okur, çalıntı arabayı işaretler, kayıp çocuğu bulmaya yardım eder. Plaka elle tutulur bir şeydir. Bir araca aittir, kontrol edilebilir, ve polis sizi sorguladıysa geriye numarası olan bir kayıt kalır.
Decrypt'in haberine göre şirketin daha yeni aracı OS Investigate'in kodu, 69 hazır yapay zekâ komutuyla geliyor — yani bir memurun kamera görüntülerini gündelik cümlelerle aratmasını sağlayan, önceden yazılmış talimatlarla. Sadece "şu plakayı bul" değil; tarif: kıyafet, vücut tipi, birinin yürüyüş biçimi. Şirketin kendi materyali bunu, insanları isimsiz ve plakasız teşhis etmek diye anlatıyor. Aynı direkte, aynı kutunun içinde duran bambaşka bir ürün bu.
Plaka bir anahtardır. Dosyayı açmak için o anahtar gerekir. Anahtarı kaldırıp yerine "gri kapüşonlu, şöyle yürüyen biri" koyduğunuzda kapıda kilit diye bir şey kalmaz. Aranabilir hale gelmek için hiçbir yere kayıtlı olmanız, araba sahibi olmanız ya da üstünüzde kimlik taşımanız gerekmiyor. Bir kameranın önünden yürümüş olmanız yeterli.
İzlemek eskiden emek isterdi. Tek bir kişiyi takip etmek bir araba, iki memur ve bir vardiya demekti. Bunun ne sıklıkla yapıldığını asıl sınırlayan şey de yasa değil, o maliyetti. Bir yapay zekâ komutunu çalıştırmanın maliyeti sıfır ve aynı anda herkese karşı çalıştırılabiliyor.
İzlemek ucuzladığında soru "kim takip edilmeyi hak ediyor" olmaktan çıkar, "neden herkes olmasın" haline gelir.
Bir de daha sessiz bir mesele var. Plaka okuma temiz bir kayıt üretir: şu plaka, şu saat, şu kamera. Tarife dayalı arama ise bir güven skoruyla birlikte bir tahmin üretir. Tahminlerin denetlenmesi zordur, itiraz edilmesi çok daha zor. Sistem sizin yürüyüşünüzün bir görüntüdeki yürüyüşe benzediğine karar verdiyse, bir olguyu değil bir örüntüyü çürütmek zorunda kalırsınız. Bu komutların ne sıklıkla yanıldığını bilmiyoruz, çünkü o sayı yayımlanmadı.
Şehirde yürüyen, bisiklete binen, direksiyon başına geçen herkes — yani neredeyse herkes. En sert vurduğu yer, günü sokakta geçirenler: kuryeler, motokuryeler, taksi ve uygulama şoförleri, gece vardiyasında çalışanlar, işi tam anlamıyla on saat boyunca sokakta olmak olan insanlar. Bir de öğrenciler ve yirmili yaşlardakiler var: bir eyleme, bir kliniğe ya da bir avukat bürosuna giderken, adını kimse bilmediği için o yolculuğun kendine ait olduğunu varsayanlar. Plakaya dayalı bir sistemde büyük ölçüde öyleydi de. Bu sistemde ise isim zaten hiç gerekmiyor.
Üç şeye bakın. Birincisi: Flock o 69 komutun tam listesini yayımlayacak mı, yoksa liste kodun içinde kalıp gazeteciler tarafından mı okunacak? İkincisi: kameraların artık sadece plaka okumadığını öğrenen sakinlerin ardından herhangi bir belediye meclisi Flock sözleşmesini askıya almak ya da yeniden pazarlık etmek için oylama yapacak mı — bu açık bir gündem maddesi, açık bir oylama, ve işin nereye gittiğini gösteren en net sinyal. Üçüncüsü: bir savunma avukatının "bu yürüyüş eşleşmesi nasıl puanlandı, hata oranı kaç" diye sorduğu ilk dava. Bu soruya ilk cevap veren, standardı herkes için belirlemiş olacak.
69 komut duyurulmadı. Kodun içinde bulundu. Bu da size şunu söylüyor: yetenek, onun hakkındaki konuşmadan önce sahaya çıktı. Ve daha yalın bir soruyu getiriyor: her gün önünden geçtiğiniz kameraların kaçı, varlığından hiç haberdar edilmediğiniz bir yazılımla çalışıyor?
Kaynaklar: Decrypt, "Flock's New AI Police Tool Can Track Drivers Without a Name or License Plate" (decrypt.co); haber, Flock Safety'nin OS Investigate ürününe ait koda ve ürün materyallerine dayanıyor.