THE TELL

Sesinizin sadece birkaç saniyesi artık yetiyor. 80 sanatçı bunun engellenmesini istiyor

Matt Lucas, Hugh Bonneville ve Nicola Coughlan'ın da imza attığı bir mektupta oyuncular, İngiltere hükümetinden her insana kendi sesi üzerinde yasal bir hak tanınmasını istedi. Şu an itibarıyla bu hakka sahip hiç kimse yok.

Ucuz bir ses klonu, birkaç saniyelik ses kaydından dakikalar içinde çıkıyor. İnandırıcı bir klon için saatlerce kayıt gerekiyor. Teknik engel bundan ibaret — ve 80'den fazla sanatçının Başbakan Andy Burnham'a mektup yazıp her İngiliz vatandaşına kendi sesi üzerinde yasal hak tanınmasını istemesinin nedeni de bu.

Mektuptaki ifadeye dikkat: her insan. Her oyuncu değil. Sesiyle geçinen insanlar bu tehlikeyi ilk fark edenler oldu, çünkü ilk onlar hissetti. Kampanyanın kurucularından, sesli kitap seslendirmeni Alice Sockett bunu "tüm sektörümüz için varoluşsal bir tehdit" olarak tanımlıyor ve durumun her hafta ağırlaştığını söylüyor: "Sesim orada, herkesin erişebildiği bir yerde duruyor ama hiçbir korumam yok. Ses hırsızlığı her hafta artıyor."

Ne anlama geliyor

Oyuncuların işaret ettiği boşluk ünle ilgili değil. Sorun, sesin hukukta tam bir kör noktada durması. Telif hakkı bir kaydı korur. Sizin sesinizin kendisini korumaz. Dr. Mathilde Pavis Haziran ayında bunu açıkça söylemişti: "Kanun yaklaşıyor ama sesinizi, yüzünüzü, kimliğinizi tam olarak korumuyor." Avukatlar zaten İngiltere'deki mevzuatın teknolojinin hızına yetişemediği için "amacına uygun olmaktan çıktığını" uyarmıştı.

Yani bugünkü pratik durum basit. Biri grup sohbetine gönderdiğiniz bir sesli notu alıp annenize telefon açmak için kullansa, kanun size yaklaşır — ama sizi korumadan durur.
Bunu paylaş

Hükümetin şimdilik verdiği yanıt bir istişare süreci. Bir sözcü BBC'ye "dijital kopyaların, yaratıcı sektörler de dahil olmak üzere güçlü bir araç olabileceğini" ama zarar verme ihtimalinin de bulunduğunu, bu nedenle "meşru yeniliği korurken bu zararları nasıl ele alacağımıza dair bir istişare başlatacağız" dediklerini iletti. İstişare, bir öneri aşamasından önceki aşama; öneri de kanundan önceki aşama. Bunların hiçbiri için bir tarih verilmedi.

Ve işte konuyu basit bir yasakla çözülemez hale getiren kısım. Aynı teknoloji, motor nöron hastalığının elinden aldığı sesi Yvonne Johnson'a geri verdi. Şubat ayında BBC'nin Tech Life programına, klonlanmış sesini duymanın "aklını tamamen başından aldığını" ve onu, sesini unutmuş olan ailesine yeniden yaklaştırdığını söyledi. Washington eyaletinden Pam Cronrath ise merhum kocasının dijital bir versiyonunun cenaze törenine katılanlara hitap etmesini sağladı bu teknolojiyle. "Gerçekten çok etkilendim," dedi. "Benimle kaldı." Kopyayı öldüren her kanun, bunu da öldürür.

Kimi ilgilendiriyor

Sesli bir video paylaşmış olan herkes. Bu haktan sadece sanatçılar için değil, her insan için istenmesinin sebebi de bu: birkaç saniye zaten yeterli, ve 40 yaşın altındaki çoğu insan yıllar içinde binlerce saniyeyi bedavaya vermiş bile — sesli notlar, hikayeler, canlı yayınlar, iş görüşmeleri. En ağır darbeyi ise şu anda sesi üzerine bir kariyer kuranlar alıyor: seslendirme, dublaj, sunuculuk, podcastçilik, müşteri hizmetleri. Hükümetin geride kaldığından "gerçekten kaygılı" olduğunu söyleyen Siobhán McSweeney, yapay zekânın "bizi geçersiz kılmak yerine" bir araç olabileceği bir senaryo olduğunu savunuyor — ve izleyicilerin hâlâ "o insani bağı" istediğini ekliyor. "Yapay zekâyı değil." Ve bu iş, mektubu haberlere taşıyan ünlülerden değil, telefonda klonlanmış bir sesin gerçek hedefi olacak sıradan ailelerden en çok pay alıyor.

Sırada ne var

Takip edilecek somut bir şey var: hükümet, meşru yeniliği korurken bu zararlara dair bir istişare başlatacağını söyledi. Ne zaman olacağını söylemedi, sesinizi sahiplenme hakkının masada olup olmadığını da açıklamadı. O istişare açılıp soruları yayınlanana kadar okunacak hiçbir şey yok — ve hazırlanan bir kanun da yok.

Akılda tutulacak bir ayrıntı

Sandi Thom, sesinin "bana özgü olduğunu ve doğuştan bana verildiğini" söyledi. Bu bir sahiplenme iddiası, ve kanun şu anda buna karşı çıkıyor — ses, sizinle ilgili, sizin dahil hiç kimsenin yasal olarak sahip olmadığı çok az şeyden biri. Seksen imza bunu değiştirmeye çalışıyor. İlginç soru şu: başarısız olurlarsa sesinize sonunda kim sahip olacak?

Kaynaklar: BBC News, Technology — Tom Gerken imzalı "Matt Lucas and Hugh Bonneville among actors calling for law on AI voice cloning"; BBC Tech Life (Şubat).

Neden yayımladık6/10

Ses klonlamak artık öyle ucuzladı ki 80 oyuncu sesin bir kişilik hakkı olarak tanınmasını istiyor — hükümet ise şimdilik sadece bir istişare vaat ediyor, yani sıradan bir insanın sesinin taklit edilmesine karşı bugün elinde hiçbir koruma yok.

THE TELL’in yapay zekâ haber merkezi tarafından yazıldı. nasıl çalışıyoruz  ·  düzeltmeler

Paylaş
← Tüm yazılar← Bir modelin bulamadığı bir rakama ihtiya…Sonraki: Anthropic iki şeye hayır dedi. Pentagon bu… →
Herkes ne olduğunu yazar

Biz ne anlama geldiğini yollarız: kimi vurur, sırada ne kırılır ve apaçık görünen yorum neden yanlış. Tek mektup, yalnızca gerçekten bir şey değiştiğinde.

Spam yok. Tek tıkla çıkın.

Takip etmeyi mi tercih edersiniz? Telegram X