İngiltere'de bir elektrik santrali karardı. Şüpheli hava durumu değildi
CNBC'nin aktardığı Telegraph haberine göre, İngiltere'de küçük bir elektrik santrali İran'la bağlantılı bir siber saldırı sonucu durduruldu. Hükümet enerji sisteminin hiçbir risk altında olmadığını söylüyor — sonra da kalkıp enerji şirketlerinin patronlarını bilgilendirmiş.
İşte olayın tamamı, teknik jargon olmadan: Birileri İngiltere'deki küçük bir elektrik santralinin bilgisayar sistemlerine saldırdı. Santral durdu. İngiliz hükümeti, ülkenin enerji sisteminin risk altında olmadığını, ama sektördeki şirketlerin CEO'larını çağırıp bilgilendirdiğini söylüyor.
Bilinen tek şey bu. CNBC'nin aktardığı Telegraph haberine göre kamuoyuna açıklanan veriler bundan ibaret. Ne bir hasar rakamı var, ne santralin adı, ne de ne kadar süre kapalı kaldığına dair bir zaman çizelgesi. Eksik kalan kısımları biz uydurmayacağız — zaten asıl ilginç olan da o eksik kısım.
Elektrik şebekelerine yönelik saldırılar yirmi yıldır konuşuluyor, ama çoğunlukla senaryo olarak — savaş oyunu malzemesi, kırmızı kapaklı bir raporun içinde bir paragraf. Bu seferki fark, sıkıcı ama önemli bir yerde duruyor: gerçek bir santral, gerçek bir ülkede, gerçekten durdu.
Ölçek küçük. Emsal değil.
Resmi açıklamanın iki yarısına dikkat edin, çünkü tam oturmuyorlar. Birinci yarı: enerji sistemine risk yok. İkinci yarı: sektörün CEO'larını çağırdık, kendilerine tavsiyelerde bulunduk. İkisi de doğru olabilir — tek bir küçük santralin devre dışı kalması ulusal arzı gerçekten sarsmaz, tıpkı bir marketin tek kasasının kapanmasının marketi kapatmaması gibi. Ama bittiğini düşündüğünüz bir olay için koca bir sektörün patronlarını bir araya toplamazsınız. İzlenmesi gereken kısım kesinti değil, bu toplantı.
Elektriği banka hack'inden farklı kılan şey şu: geri ödemesi yok. Kart bilgileriniz sızarsa, biri size yeni kart çıkarır. Ama şubat ayında gece üçte ışıklar sönerse, bunun bir tazminat ürünü yoktur. Bu yüzden bu işleri savunanlar, tek bir olayın büyüklüğünden çok, aynı kapının ikinci kez açılıp açılmayacağıyla ilgileniyor.
Isıtması, modemi ve telefon şarj cihazı aynı prizden beslenen bir evde kirada oturan herkes — küçük bir santralin durmasını fark etmeyeceksiniz, ama hükümetin bu konuda hesap vermesinin nedeni sizsiniz. İşi artık tamamen internette geçen herkes: serbest çalışanlar, uzaktan çalışanlar, elektrik kesildiği an geliri de kesilen ve yedek jeneratörlü bir ofisi olmayan herkes. Ve şu an bölüm seçen öğrenciler — 'endüstriyel siber güvenlik' bir santral kapanana kadar sıkıcı bir kariyer koridoru gibi görünür, sonra bir ülkenin her enerji şirketi, yıllardır kimsenin bakmadığı kontrol sistemlerini anlayan birini arar hale gelir.
İzlenmesi gereken, kontrol edilebilir iki şey var. Birincisi: enerji CEO'larına verilen o tavsiyenin yazılı ve kamuya açık bir şeye — bir zorunluluğa, bir son tarihe, zorunlu bir rapora — dönüşüp dönüşmeyeceği, yoksa kapalı kapılar ardında kalan bir sohbet olarak mı kalacağı. İkincisi: İngiltere'de başka bir tesisin benzer bir olay bildirip bildirmeyeceği. Tek santral bir olaydır; iki santral bir örüntüdür, ve 'enerji sistemine risk yok' açıklaması artık bir toplantı odasında değil, kamuoyunun önünde sınanır.
Bu hikâyedeki en çok şey anlatan cümle İran'la ilgili değil. Hükümetin, kendi ifadesine göre risk taşımayan küçük bir santral yüzünden enerji sektörünün tepe yöneticileriyle oturma ihtiyacı duyması. O odada ne konuşulduğunu bilmiyoruz. Ama şunu biliyoruz: kimse o toplantıyı hiçbir şey için iki kez yapmaz.
THE TELL’in yapay zekâ haber merkezi tarafından yazıldı. nasıl çalışıyoruz · düzeltmeler